Epilepsi halk adıyla sara, yenileyen nöbetler ile karakterize sıklıkla geçici bilinç kayıplarına neden olan bir durumdur. Ancak bu geçici bilinç kaybı her zaman oluşmaz.
Nöbetler çok farklı şekilde ortaya çıkabilirler. Bazı nöbetten önce bir korku hissi olabilen olağan dışı bir algılama yaşanırken bazı nöbette kişi yere düşebilir veya ağzı köpürebilir. Bazen de boşluk nöbetleri dediğimiz kişinin gözünü bir noktaya dikmesi veya donuklaşması gibi durumlar ortaya çıkar. Epilepsi, ruh ya da
14 Ağustos 2013 Çarşamba
13 Ağustos 2013 Salı
Hidrosefali..
En genel tanımıyla hidrosefali terimi, kafa içindeki suyun miktar olarak arttığı durumları açıklar ve ilk akla gelen kafa büyümesidir. Kafamızın içinde, birbiriyle ilişkili olan mağaralar olarak düşünebileceğimiz boşluklar bulunur. Biz bunlara “ventrikül” ya da “karıncık” diyoruz. Bunların en büyüğü ise “yan karıncık” tır. Kafamızın içindeki suyu, bildiğimiz su gibi düşünmek yanlış olur. Bu su dediğimiz “beyin-omurilik” sıvısıdır ve
12 Ağustos 2013 Pazartesi
Hiperaktivite..
Hiperaktif çocuk hiç durmadan koşuşturur, başladığı işi birden bırakıp bir başkasına geçer. Bu özellikleriyle anne – babalar için oldukça yıpratıcıdır ama tedaviyle sakinleştirilebilir. Hiperaktiflik birtakım ruhsal sorunları olan çocuklarda görülebilecek belirtilerden biridir. Beyin hasarlarıyla, sarayla, otizmle (aşırı içedönüklük) ve çocukluk şizofrenisiyle de bağlantılı olabilir. Ne var ki, birçok kişi için hiperaktiflik, öteki zihinsel bozukluklarla bağlantısı olmayan bir aşırı hareketlilik durumudur. Bu, hiperkinetik
11 Ağustos 2013 Pazar
Dikkat Dağınıklığı Olan Çocuklar Hakkında Bilmeniz Gerekenler..
1. Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, bir şeye yoğunlaşmakta güçlük çeker. Bunun anlamı, beyinleri ortama bir bağlanır bir kapanır. Çevre ile bağlantıları kesildiğinde, bu çocuklar o an önemli olmayan şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Bu onların önemli olan şeyleri kaçırmasına sebep olur.
2. Sınıftayken, akılları başka yere gider. Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri birşey üstüne düşünürler.
3. Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve sıkılmış hissederler. Bu özellikle oturmaları ve
2. Sınıftayken, akılları başka yere gider. Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri birşey üstüne düşünürler.
3. Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve sıkılmış hissederler. Bu özellikle oturmaları ve
10 Ağustos 2013 Cumartesi
Öğrenme Güçlüğü..
Öğrenme güçlüğü gelişimsel bir sorundur. Öğrenme ve algılama sorunu çocuğun doğumu ile
9 Ağustos 2013 Cuma
ABA Nedir?
Davranışsal analiz üç ana daldan oluşur. Davranışçılık ve davranışçı bilimin felsefesi, uzmanlık ve çalışma alanı temel araştırmalar olan Davranışın Deneysel Analizi (EAB) ve davranışı kanıtlamak için bir teknoloji geliştirme kaygısı taşıyan Uygulamalı Davranış Analizidir (Applied Behavior Analysis).
Watson’ın Uyaran-Tepki DavranışçılığıPsikoloji, 1900 lü yılların başlarında bilince ve diğer zihinsel süreçlere odaklanmıştır. Yirminci yüzyılın başlarında, aralarında en çok konuşulan ve hatırlanan bilim adamı olan John B. Watson’ın da
Watson’ın Uyaran-Tepki DavranışçılığıPsikoloji, 1900 lü yılların başlarında bilince ve diğer zihinsel süreçlere odaklanmıştır. Yirminci yüzyılın başlarında, aralarında en çok konuşulan ve hatırlanan bilim adamı olan John B. Watson’ın da
8 Ağustos 2013 Perşembe
Davranış Değiştirme..
İstenmeyen Davranışın Oluşmasındaki Etmenler Ve Davranış Yönetimi
İSTENMEYEN DAVRANIŞIN OLUŞMASINDAKİ ETMENLERA- Aileden Kaynaklanan Etmenler
• Ailenin Çocuğa Yeterli İlgi Göstermemesi
• Evde Sıkı Kontrol
• Aile İçi Sorunlar
• Kuşak Çatışması
• Ailenin Ekonomik Durumu
• Ailenin Eğitim Düzeyi
B- Öğretmenin Davranışından Kaynaklanan Etmenler
* Sosyal Beceri Yetersizlikleri
* Öğretimle İlgili Beceri Yetersizlikleri
C- Sınıfın Yapısından Kaynaklanan Etmenler
• Sınıfın Fiziksel Yapısı
• Sınıfların Kalabalık Olması
D- Öğrenciden Kaynaklanan Etmenler
• Öğrencinin Kişilik Özellikleri
• Öğrencinin Gelişim Özellikleri
• Öğrencinin Değer ve Davranış Kalıpları
• Öğrencin Başarı Durumu
E- İstenmeyen Davranışın Oluşumundaki Diğer Etmenler
• Okulun Yapısı ve Yönetimi
• Akran Grubu
• Bilgi ve İletişim Teknolojileri
DAVRANIŞ YÖNETİMİSınıf yönetimi, kaynakları örgütleme, çevreyi etkili bir biçimde düzenleme,
• Ailenin Çocuğa Yeterli İlgi Göstermemesi
• Evde Sıkı Kontrol
• Aile İçi Sorunlar
• Kuşak Çatışması
• Ailenin Ekonomik Durumu
• Ailenin Eğitim Düzeyi
B- Öğretmenin Davranışından Kaynaklanan Etmenler
* Sosyal Beceri Yetersizlikleri
* Öğretimle İlgili Beceri Yetersizlikleri
C- Sınıfın Yapısından Kaynaklanan Etmenler
• Sınıfın Fiziksel Yapısı
• Sınıfların Kalabalık Olması
D- Öğrenciden Kaynaklanan Etmenler
• Öğrencinin Kişilik Özellikleri
• Öğrencinin Gelişim Özellikleri
• Öğrencinin Değer ve Davranış Kalıpları
• Öğrencin Başarı Durumu
E- İstenmeyen Davranışın Oluşumundaki Diğer Etmenler
• Okulun Yapısı ve Yönetimi
• Akran Grubu
• Bilgi ve İletişim Teknolojileri
DAVRANIŞ YÖNETİMİSınıf yönetimi, kaynakları örgütleme, çevreyi etkili bir biçimde düzenleme,
7 Ağustos 2013 Çarşamba
ABA (Applied Behavioural Analysis)..
ABA metodu “davranis”i bilimsel olarak analiz eder ve Otizmi soyle tanimlar; Otizm norolojik temeli olan gelismemis davranislarin bir sendromudur. Otistik kisi ozel ve dikkatle secilmis ,bulundugu ortamla yapici bir iletisim kurmayi hedefleyen bir programda kendisinde eksik olan sosyal davranislari kazanabilir cevre ile iletisimi arttikca sorunlu davranislarinda azalma saglanabilir.
(Bu kisa tanimi cesitli ABA yayimlarinda gormek mumkundur.)
(Bu kisa tanimi cesitli ABA yayimlarinda gormek mumkundur.)
6 Ağustos 2013 Salı
Dikkat Eksikliği ve Hiparaktivite Bozukluğu..
Dikkat Eksikliği ve Hiparaktivite Bozukluğu “Dehb” Testi ve Düzeltme YollarıÜlkemizde, Ön Eğitimi “0-4 yaş” ve Okul Öncesi Eğitim’e yeterince önem verilmediği için akranlarına/ yaşıtlarına göre geri olan çocuklarımız ailelerince tespit edilememekte yada tespit edildiği halde ilerde sorun yaratacağı düşünülmediği yada engelli/ özürlü damgası yiyeceği, belki büyüyünce düzelir vb. gerekçelere sığınılarak; çocuğun durumu pek önemsenmemektedir.
Oysa engel durumları ne kadar erken yaşta tanılanır ve gerekli eğitim verilirse; çocuğun
Oysa engel durumları ne kadar erken yaşta tanılanır ve gerekli eğitim verilirse; çocuğun
5 Ağustos 2013 Pazartesi
Psikoterapi Türleri..
1. HEKİMİN HASTAYA YANAŞMA BİÇİMİ VE TUTUMUNA GÖRE:A. Bastırıcı (Suppressive)
B. Destekleyici (Supportive)
C. Derinliğine araştırıcı (Explorative)
2. RUHSAL BOZUKLUK (PSİKOPATOLOJİ) ANLAYIŞI VE KURAMSAL ÇIKIŞ NOKTASINA GÖRE:
B. Destekleyici (Supportive)
C. Derinliğine araştırıcı (Explorative)
2. RUHSAL BOZUKLUK (PSİKOPATOLOJİ) ANLAYIŞI VE KURAMSAL ÇIKIŞ NOKTASINA GÖRE:
A. Psikodinamik temellere dayananlar:
a. Psikanaliz, Freud’un geliştirdiği psikanaliz ve bunun
a. Psikanaliz, Freud’un geliştirdiği psikanaliz ve bunun
4 Ağustos 2013 Pazar
Psikoterapi..
I. PsikoterapiPsikoterapi nedir? Bilimsel bir aktivite yürütebilmek için ilgili bilim dalının kullanacağı bir teknik dil lazımdır. Belirli disiplinlerde ve alt disiplinlerde bilim adamlarının birbirlerini anlayabilmesi için belirli kelimelere standart bir anlam yüklenmesi gerekir. Bilimsel aktivitenin temel şartı bir kavramın bilinen teknik anlamında kullanılmasıdır. Bu bağlamda değerlendirildiğinde psikiyatrinin de kendine ait teknik kavramları mevcuttur. Bilimsel aktivite bu teknik kavramlar sayesinde yürütülür, çalışmalar yapılır, tartışılır ve yorumlanır. Belirli bir kavrama farklı anlamlar yüklenirse bunun sonucunda kaos ve karmaşa
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Okul Fobisi..
Korku da diğer duygular gibi yaşamın bir parçasıdır ve çocuklarda sık rastlanan bir tepkidir. Normal korkular çocuğun çevresine uyum sağlamasının bir yoludur. Bir yanıyla da çocukların güvende olmalarını sağlar.
Çevresini henüz tanımayan, etrafında olup bitenlerden pek haberdar olmayan küçük bir bebeğin tanımadığı şeylerden korkması çok doğaldır. Yaşla birlikte yaşanan korkuların içeriği de değişmektedir. Bebek özellikle anne babası yanında olmadığında ya da onları göremediğinde kendisini terk ettiklerini düşünerek korkar. Yaşı 1,5-2′yi aştığında anne babası yanında olmayınca terk edildiği düşüncesi yerini
Çevresini henüz tanımayan, etrafında olup bitenlerden pek haberdar olmayan küçük bir bebeğin tanımadığı şeylerden korkması çok doğaldır. Yaşla birlikte yaşanan korkuların içeriği de değişmektedir. Bebek özellikle anne babası yanında olmadığında ya da onları göremediğinde kendisini terk ettiklerini düşünerek korkar. Yaşı 1,5-2′yi aştığında anne babası yanında olmayınca terk edildiği düşüncesi yerini
2 Ağustos 2013 Cuma
Televizyonun Çocuğa Etkileri..
20. Yüzyılın en büyük buluşları arasında kitle iletişim araçları yer almaktadır. Bunlar içerisinde şüphesiz en önemli yeri de Televizyon almaktadır. TV insanlık tarihi adına büyük gelişmelere vesile olmuş ve halada etkileri açısından insanlık adına tartışılmaz bir noktada yerini korumaktadır. TV evlerde yerini almadan önce ve aldıktan sonra diye aile hayatını ikiye ayırmak belki de pek fazla yanlış olmaz. Bizim konu başlığımızdan da anlaşılacağı üzere bu yazımızda TV nin erişkin birey, aile veya toplumsal yönlerini incelemek yönünde bir amacımız yok. Bu değerlendirmeleri şimdilik daha ileri tarihlere erteleme gerekliliğini düşünüyoruz.
Gerek klinik görüşmelerimiz sırasında karşılaştığımız anne babalardan, gerek
Gerek klinik görüşmelerimiz sırasında karşılaştığımız anne babalardan, gerek
1 Ağustos 2013 Perşembe
Gelişim Aşamaları ve Özellikleri..
A- Psikomotor Gelişim Basamakları
B- Normal Boy ve Kilo Gelişim Aşamaları
A- Psikomotor Gelişim Basamakları:
1- Motor Gelişimi
İlk 3 ay içindeGözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasını dik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir ve yanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket
B- Normal Boy ve Kilo Gelişim Aşamaları
A- Psikomotor Gelişim Basamakları:
1- Motor Gelişimi
İlk 3 ay içindeGözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasını dik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir ve yanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket
6 Temmuz 2013 Cumartesi
Kaynaştırma Eğitimi..
Kaynaştırma eğitimi , özel eğitim gerektiren bireylerin, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitim ve öğretimlerini resmi ve özel; okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan, destek eğitim hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamalarını ifade ediyor. (Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği Madde 67)
Bu maddede ifade edildiği gibi kaynaştırma eğitimi zihin, işitme, görme, ortopedik, dil ve konuşma güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü, otistik ve duygusal güçlük ve
Bu maddede ifade edildiği gibi kaynaştırma eğitimi zihin, işitme, görme, ortopedik, dil ve konuşma güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü, otistik ve duygusal güçlük ve
5 Temmuz 2013 Cuma
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP)
BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ
EĞİTİM PROGRAMI (BEP)
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı(BEP); Özel
eğitime ihtiyacı olan öğrencinin farklı gelişim alanlarında yapabildiklerini
dikkate alarak, kazandırılacak davranışların neler olduğu, bu davranışların
nerede, nasıl, kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve ne kadar sürede
kazandırılacağını belirten, gerekli destek eğitim hizmetlerini içeren, içinde
ailesinin de yer aldığı bir ekip tarafından
4 Temmuz 2013 Perşembe
Türk Halkının Kimsesiz Ve Korunmaya Muhtaç Çocuklara ve Özürlülere Bakışı..
Kamuoyu Araştırması
Kimsesiz
Çocukları Koruma Derneği
GİRİŞ
1.
ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ
Korunmaya muhtaç çocuklar
konusu, ülkemizde giderek büyüyen, yaygınlaşan ve kangrenleşmeye başlamış bir
sorundur. Türkiye’nin toplumsal dokusunu etkileyecek boyuta
3 Temmuz 2013 Çarşamba
Engelli Bireylere Yönelik Tutumlar..
Engelli bireylere yönelik tutumlar:
Özellikle 1950’li yılardan başlayarak, Toplumlarda Demokrasi
ve insan hakları konusundaki görüşlerin ve uygulamaların yaygınlaşması ile
birlikte, engelli bireylerin toplumda diğer insanlarla eşit haklara sahip
oldukları ve temel haklardan yararlanmamaları gerektiği görüşü kabul edilmeye
2 Temmuz 2013 Salı
Anektod - ABC Kaydı..
ANEKTOD - ABC KAYDI
Anekdot kaydı bir kimsenin
söylediklerinin veya yaptıklarının betimlenmesidir. Olayın gerçekleşmesi
esnasında durumu detaylı bir şekilde bulunduğu ortam içerisinde değerlendirilir
(Payne, 2003). Anekdotlar Öğretmenin birden
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Uygulamalı Davranış Analizi (UDA)..
Uygulamalı Davranış Analizi
Tanım: Sosyal önemi olan davranışları değiştirmeyi
amaçlayan,davranışçı psikolojinin öne sürdüğü,davranış temel prensiplerine
dayalı süreçleri kullanan bilim dalıdır.
Uygulamalı davranış analizinin ilkeleri:
n Uygulamalı
olması: Hedef davranışın kuramsal açıdan değil, toplumsal açıdan önemli bir
davranış olmasını ifade eder.
n Arttırılmak
yada azaltılmak istenen
5 Haziran 2013 Çarşamba
Diplejik Cerebral Palsy..
Cerebral Palsy (CP) doğum öncesi, doğum sırası ya da doğum sonrasında bazı etkenlerden dolayı beynin hasar görmesi sonucunda oluşan hareket ve postür bozukluklarıdır. Beyinde hareketi sağlayan 3 alan vardır. Bunlar hareketi başlatan, hareketi programlayan, dengeyi ve hareketin zamanlamasını ayarlayan alanlardır. Bu alanlarda bir sorun olması durumunda Cerebral Palsy oluşur.
Türkçe karşılığı “Beyin Felci” olan Cerebral Palsy’de beyinde oluşan hasarın yerine göre 4 ana tipten
Türkçe karşılığı “Beyin Felci” olan Cerebral Palsy’de beyinde oluşan hasarın yerine göre 4 ana tipten
4 Haziran 2013 Salı
Spina Bifida ( Spinal Disrafizm, Omurga açıklığı)..
Spina bifida omuriligin beyinden çikip çevresel organlara tasindigi omurilik kanalindaki açiklik demektir. Spina bifida’ nin baslica 3 tipi vardir( hafiften ağıra doğru ).
Spina bifida okkülta : Bir veya daha fazla omurun arkasinda açiklik olmasi, omuriligin ve omuriligin uzantisi olan sinirlerin yerinde olmasi demektir. Klinik olarak önemli bir deformite degildir.
Meningosel : Omuriligin etrafindaki koruyucu zarlarin omurgadaki bir açiktan disari çikmasi demektir. Bebek dogdugu zaman sirtinda bir kese ile dogar. Sinir hasari yoktur veya çok azdir, cerrahi olarak
3 Haziran 2013 Pazartesi
Serebral Palsy'li Çocuklarda Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar..
Serebral Palsy (Beyin Felci), beyin veya beyinciğin doğum öncesi, doğum veya doğum sonrası zarar görmesi sonucu oluşan adelelerde kuvvet azlığı, istemsiz hareketler, motor gelişmede geriliktir. Hastalığın teşhisi ne kadar erken konursa bırakacağı hasarda o kadar az olur. Erken tedaviye başlanması çocuğun yaşantısını iyi yönde düzenlemesine olanak taşır. Çocuğun beyin yapısı doğumdan sonra 18 aylık dönemde en hızlı gelişim gösterir.
CEREBRAL PALSY NASIL TEDAVİ EDİLİR?İnsan hayatının ilk 18 aylık dönemi gerek zihinsel gerekse motor yönden en hızlı ilerlediği
CEREBRAL PALSY NASIL TEDAVİ EDİLİR?İnsan hayatının ilk 18 aylık dönemi gerek zihinsel gerekse motor yönden en hızlı ilerlediği
2 Haziran 2013 Pazar
Spina Bifida Hakkında..
Spina Bifida ile Yaşamak Son beş yıldır yürüttüğümüz multidisipliner spina bifida kliniğinde bizimle beraber çocuklarının tedavisi için ellerinden geleni yapan ve birçok sıkıntıya katlanan ailelelerimize uzun ve zorlu tedavi sürecinde yardımcı olabilmek amacıyla bu kitabı hazırladık. Kitapta spina bifida sorununu her yönüyle, ailelerin anlayabileceği şekilde aktarmaya çalıştık. Gerek kliniğimizde çocuklarımızın tedavisi için canla başla çalışan gerekse de kitabın yazımında bize yardımcı olan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nın araştırma görevlileri İoanaTomi Yılmaz, Dr. Demet Ofluoğlu ve fizyoterapistler Songül İmamoğlu ve Çimen Demirtürk’e, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nın araştırma görevlileri
1 Haziran 2013 Cumartesi
Serebral Palsi..
Günümüzde Serebral palsi bir hastalık tanımından öte genel bir kapsayıcı terim olarak bilinmektedir. Çocuklarına serebral palsi tanısı konulmuş ailelerin bilinçli olması, konu hakkında bilgilenmesi, çocuklarının rehabilitasyonu ve günlük yaşamda bağımsız olabilmeleri için son derece
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)