Kaynaştırma eğitimi , özel eğitim gerektiren bireylerin, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitim ve öğretimlerini resmi ve özel; okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan, destek eğitim hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamalarını ifade ediyor. (Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği Madde 67)
Bu maddede ifade edildiği gibi kaynaştırma eğitimi zihin, işitme, görme, ortopedik, dil ve konuşma güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü, otistik ve duygusal güçlük ve
6 Temmuz 2013 Cumartesi
5 Temmuz 2013 Cuma
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP)
BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ
EĞİTİM PROGRAMI (BEP)
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı(BEP); Özel
eğitime ihtiyacı olan öğrencinin farklı gelişim alanlarında yapabildiklerini
dikkate alarak, kazandırılacak davranışların neler olduğu, bu davranışların
nerede, nasıl, kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve ne kadar sürede
kazandırılacağını belirten, gerekli destek eğitim hizmetlerini içeren, içinde
ailesinin de yer aldığı bir ekip tarafından
4 Temmuz 2013 Perşembe
Türk Halkının Kimsesiz Ve Korunmaya Muhtaç Çocuklara ve Özürlülere Bakışı..
Kamuoyu Araştırması
Kimsesiz
Çocukları Koruma Derneği
GİRİŞ
1.
ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ
Korunmaya muhtaç çocuklar
konusu, ülkemizde giderek büyüyen, yaygınlaşan ve kangrenleşmeye başlamış bir
sorundur. Türkiye’nin toplumsal dokusunu etkileyecek boyuta
3 Temmuz 2013 Çarşamba
Engelli Bireylere Yönelik Tutumlar..
Engelli bireylere yönelik tutumlar:
Özellikle 1950’li yılardan başlayarak, Toplumlarda Demokrasi
ve insan hakları konusundaki görüşlerin ve uygulamaların yaygınlaşması ile
birlikte, engelli bireylerin toplumda diğer insanlarla eşit haklara sahip
oldukları ve temel haklardan yararlanmamaları gerektiği görüşü kabul edilmeye
2 Temmuz 2013 Salı
Anektod - ABC Kaydı..
ANEKTOD - ABC KAYDI
Anekdot kaydı bir kimsenin
söylediklerinin veya yaptıklarının betimlenmesidir. Olayın gerçekleşmesi
esnasında durumu detaylı bir şekilde bulunduğu ortam içerisinde değerlendirilir
(Payne, 2003). Anekdotlar Öğretmenin birden
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Uygulamalı Davranış Analizi (UDA)..
Uygulamalı Davranış Analizi
Tanım: Sosyal önemi olan davranışları değiştirmeyi
amaçlayan,davranışçı psikolojinin öne sürdüğü,davranış temel prensiplerine
dayalı süreçleri kullanan bilim dalıdır.
Uygulamalı davranış analizinin ilkeleri:
n Uygulamalı
olması: Hedef davranışın kuramsal açıdan değil, toplumsal açıdan önemli bir
davranış olmasını ifade eder.
n Arttırılmak
yada azaltılmak istenen
5 Haziran 2013 Çarşamba
Diplejik Cerebral Palsy..
Cerebral Palsy (CP) doğum öncesi, doğum sırası ya da doğum sonrasında bazı etkenlerden dolayı beynin hasar görmesi sonucunda oluşan hareket ve postür bozukluklarıdır. Beyinde hareketi sağlayan 3 alan vardır. Bunlar hareketi başlatan, hareketi programlayan, dengeyi ve hareketin zamanlamasını ayarlayan alanlardır. Bu alanlarda bir sorun olması durumunda Cerebral Palsy oluşur.
Türkçe karşılığı “Beyin Felci” olan Cerebral Palsy’de beyinde oluşan hasarın yerine göre 4 ana tipten
Türkçe karşılığı “Beyin Felci” olan Cerebral Palsy’de beyinde oluşan hasarın yerine göre 4 ana tipten
4 Haziran 2013 Salı
Spina Bifida ( Spinal Disrafizm, Omurga açıklığı)..
Spina bifida omuriligin beyinden çikip çevresel organlara tasindigi omurilik kanalindaki açiklik demektir. Spina bifida’ nin baslica 3 tipi vardir( hafiften ağıra doğru ).
Spina bifida okkülta : Bir veya daha fazla omurun arkasinda açiklik olmasi, omuriligin ve omuriligin uzantisi olan sinirlerin yerinde olmasi demektir. Klinik olarak önemli bir deformite degildir.
Meningosel : Omuriligin etrafindaki koruyucu zarlarin omurgadaki bir açiktan disari çikmasi demektir. Bebek dogdugu zaman sirtinda bir kese ile dogar. Sinir hasari yoktur veya çok azdir, cerrahi olarak
3 Haziran 2013 Pazartesi
Serebral Palsy'li Çocuklarda Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar..
Serebral Palsy (Beyin Felci), beyin veya beyinciğin doğum öncesi, doğum veya doğum sonrası zarar görmesi sonucu oluşan adelelerde kuvvet azlığı, istemsiz hareketler, motor gelişmede geriliktir. Hastalığın teşhisi ne kadar erken konursa bırakacağı hasarda o kadar az olur. Erken tedaviye başlanması çocuğun yaşantısını iyi yönde düzenlemesine olanak taşır. Çocuğun beyin yapısı doğumdan sonra 18 aylık dönemde en hızlı gelişim gösterir.
CEREBRAL PALSY NASIL TEDAVİ EDİLİR?İnsan hayatının ilk 18 aylık dönemi gerek zihinsel gerekse motor yönden en hızlı ilerlediği
CEREBRAL PALSY NASIL TEDAVİ EDİLİR?İnsan hayatının ilk 18 aylık dönemi gerek zihinsel gerekse motor yönden en hızlı ilerlediği
2 Haziran 2013 Pazar
Spina Bifida Hakkında..
Spina Bifida ile Yaşamak Son beş yıldır yürüttüğümüz multidisipliner spina bifida kliniğinde bizimle beraber çocuklarının tedavisi için ellerinden geleni yapan ve birçok sıkıntıya katlanan ailelelerimize uzun ve zorlu tedavi sürecinde yardımcı olabilmek amacıyla bu kitabı hazırladık. Kitapta spina bifida sorununu her yönüyle, ailelerin anlayabileceği şekilde aktarmaya çalıştık. Gerek kliniğimizde çocuklarımızın tedavisi için canla başla çalışan gerekse de kitabın yazımında bize yardımcı olan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nın araştırma görevlileri İoanaTomi Yılmaz, Dr. Demet Ofluoğlu ve fizyoterapistler Songül İmamoğlu ve Çimen Demirtürk’e, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nın araştırma görevlileri
1 Haziran 2013 Cumartesi
Serebral Palsi..
Günümüzde Serebral palsi bir hastalık tanımından öte genel bir kapsayıcı terim olarak bilinmektedir. Çocuklarına serebral palsi tanısı konulmuş ailelerin bilinçli olması, konu hakkında bilgilenmesi, çocuklarının rehabilitasyonu ve günlük yaşamda bağımsız olabilmeleri için son derece
12 Mayıs 2013 Pazar
West Sendromu..
West sendromu, infantil spazmlar, zihinsel bozukluk ve hipsaritmi olarak bilinen bir EEG anormalliği ile karakterizedir. West sendromu çocukları ilk doğum günlerinden önce, genellikle 4 ile 7. aylar arasında etkiler. Semptomatik West sendromu beyinde geniş çapta malformasyonlar veya lezyonlarla ilişkilidir. Ani, istem dışı kas kontraksiyonları veya değişen yoğunluklarda spazmlarla göze çarpar ve bu tabloya psikomotor retardasyon eşlik eder. Semptomatik West Sendromu ilerler ve sıklıkla Lennox-Gastaut sendromuna veya diğer epilepsi tiplerine dönüşür. Kriptojenik West sendromunda, beyin görece normal görünmektedir ve
11 Mayıs 2013 Cumartesi
Frajil X Sendromu (FXS)..
Frajil X Sendromu (FXS) kalıtsal zeka geriliğinin bilinen en sık nedenidir. Frajil X sendromlu kişiler zihinsel , davranışsal ve fiziksel bazı farklılıklar gösterirler. Bu sendrom her iki cinsiyeti de etkileyebilir. Kadınlarda yaklaşık 250 de 1, erkeklerde ise 800 de 1 kişi FXS’na neden olan geni farkında olmadan taşımaktadır. Bu sendrom dünyadaki tüm ırk ve etnik grupları etkiler.
Frajil X sendromu hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmek yeni bir dil öğrenmek gibidir.
Frajil X sendromu hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmek yeni bir dil öğrenmek gibidir.
Belirtileri Nelerdir?FXS bir gendeki (FMR-1) değişiklik ya da mutasyon nedeniyle olur. FMR-1 genindeki mutasyon DNA’daki belirli kimyasal kısımların (CGG) genişlemesi (tekrarlaması) şeklindedir. Herkeste FMR-1 geninde yaklaşık
10 Mayıs 2013 Cuma
Turner Sendromu..
Turner sendromu (kısaca TS) kadınlarda 2500′de bir görülen genetik bir bozukluktur.1938′de Dr Turner tarafından hastalarında bazı fiziksel değişiklik ve bozukluklar gözlemlemesiyle tanımlanmıştır.1960′da, hastalığa kromozom bozukluğunun yol açtığı bulunmuştur.
Bu hastalığa kadınlardaki X kromozomlarından birinin bozuk ya da yok olması yol açmaktadır.Her insanda
Bu hastalığa kadınlardaki X kromozomlarından birinin bozuk ya da yok olması yol açmaktadır.Her insanda
9 Mayıs 2013 Perşembe
Dandy-Walker Sendromu..
Dandy-Walker Sendromu doğumsal bir hastalık olup beyinde dördüncü ventrikül denilen bir boşluk ile beyinciği ilgilendirmektedir.Hastalık dördüncü ventrikül denilen ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı boşluklardan birinin doğuştan anormal genişlemesi, beyincikte iki beyincik yarımküresinin arasında yer alan ve vermis denilen bölümün yokluğu(agenezisi) veya gelişiminin geri kalması(hipoplazisi) ve bu
Dandy-Walker Sendromu..
Dandy-Walker Sendromu doğumsal bir hastalık olup beyinde dördüncü ventrikül denilen bir boşluk ile beyinciği ilgilendirmektedir.Hastalık dördüncü ventrikül denilen ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı boşluklardan birinin doğuştan anormal genişlemesi, beyincikte iki beyincik yarımküresinin arasında yer alan ve vermis denilen bölümün yokluğu(agenezisi) veya gelişiminin geri kalması(hipoplazisi) ve bu
8 Mayıs 2013 Çarşamba
West Sendromu..
West sendromu, infantil spazmlar, zihinsel bozukluk ve hipsaritmi olarak bilinen bir EEG anormalliği ile karakterizedir. West sendromu çocukları ilk doğum günlerinden önce, genellikle 4 ile 7. aylar arasında etkiler. Semptomatik West sendromu beyinde geniş çapta malformasyonlar veya lezyonlarla ilişkilidir.
Ani, istem dışı kas kontraksiyonları veya değişen yoğunluklarda spazmlarla göze çarpar ve bu tabloya psikomotor retardasyon eşlik eder. Semptomatik West Sendromu ilerler ve
Ani, istem dışı kas kontraksiyonları veya değişen yoğunluklarda spazmlarla göze çarpar ve bu tabloya psikomotor retardasyon eşlik eder. Semptomatik West Sendromu ilerler ve
7 Mayıs 2013 Salı
Angelman Sendromu..
Angelman Sendromu (kısaca AS) ilk olarak 1965 yılında İngiliz doktor Harry Angelman tarafından tanımlanmış nörogenetik bir bozukluktur.Irklarda görülme hızı çok iyi bilinmemekle beraber yaklaşık ensidansın 15,000 ila 30,000 canlı doğumda bir olduğu kabul edilmektedir.[2]Anneden gelen kromozom
6 Mayıs 2013 Pazartesi
Down Sendromu..
Genetik düzensizlik sonucu insanın 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması durumu ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan hastalığa verilen isimdir.
Down sendromu vücutta yapısal ve fonksiyonel değişiklikler ile karakterize edilir. Vücuttaki küçük ve
5 Mayıs 2013 Pazar
Kromozal Bozukluklar ve Genetik Danışma..
Genetik hastalıkları anlamak ve incelemek için genin yapısını bilmek gerekir. İnsan genomunda 3 000 000 000 DNA baz çifti vardır. Bu DNA bazların dizilimi ile genler ve insanın gelişimini belirleyen fonksiyonel ve yapısal elementlerin oluşumu belirlenir.
İnsanda toplam 30-35 000 kadar gen vardır. Her genin kodlanma uzunluğunun ortalama 1 400 baz olduğu dikkate alınırsa genomun sadece %1.5’unun kodlanma için ayrıldığı görülür. Solucan ve sineklerde bile bunun yarısı kadar gen vardır. Ancak insanlarda aynı gen içinde farklı eksonların kullanımı sonucu 30 000’den fazla farklı protein yapımı gerçekleşir. Bu proteinlerin değişik yollarla modifiye edilmesi (glikozilasyon = şeker molekülü eklenmesi) sonucu farklı protein yapısı yüzlerce
4 Mayıs 2013 Cumartesi
Disleksi..
İlkokula başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek zihinsel gelişim henüz tamamlanmadıgı için okuyamazlar, yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler.
Ancak bu onların zeka düzeylerinde bir sorun olduğunu göstermez. Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülmektedir. Fakat bazen hastalık farkedilmeyebilir.Disleksililer zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel yeteneklere de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili olduğu
Ancak bu onların zeka düzeylerinde bir sorun olduğunu göstermez. Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülmektedir. Fakat bazen hastalık farkedilmeyebilir.Disleksililer zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel yeteneklere de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili olduğu
3 Mayıs 2013 Cuma
Asperger Sendromu..
Asperger Sendromu, çocukluk çağında ortaya çıkan genetik geçişli bir sorundur. Sendromun ana belirtisi aşırı içe kapanıklık durumudur. Tekrarlayıcı davranışlar, tekdüze bir konuşma, belli bir konuya abartılı ilgi diğer önemli belirtilerdir. Hastalık, 3-4 yaşlarından sonra yavaş yavaş belli olmaya başlar. Çocuklar genellikle 3-4 yaşına kadar yaşıtları gibi davranıp, hareket ederler. Erkek çocuklarında daha sık
2 Mayıs 2013 Perşembe
Rett Sendromu..
Rett Sendromu, dünyada çeşitli ırklarda ve etnik gruplarda, özellikle kız çocuklarında görülen nörolojik bir rahatsızlıktır. Bu sendromun, erkeklerde de görülebileceği bilinmektedir, fakat erkeklerde genellikle, düşük yapma, doğum anında ölüm veya anne karnında erken ölüm gibi durumlarla sonuçlanmaktadır.
RS, ilk defa Dr. Andreas Rett tarafından tanımlanmış, Dr. Bengt Hagberg ve
RS, ilk defa Dr. Andreas Rett tarafından tanımlanmış, Dr. Bengt Hagberg ve
1 Mayıs 2013 Çarşamba
Sendrom..
Sendrom ya da belirgi, birbirleriyle ilişkisiz gibi görünen, ancak bir araya geldiklerinde tek bir olgu olarak kendilerini gösteren bulgular bütünüdür. Bu, kalıtsal olabilir ya da edinsel nedenlerle de oluşabilir.
Tıp dilinde, belirgi, yalnızca, nedenleri tek tek açıklanamayan, birlikte rastlanılan bulguları tanımlamakta kullanılır. Dolayısıyla, bu bulgular, altında yatan bir
Tıp dilinde, belirgi, yalnızca, nedenleri tek tek açıklanamayan, birlikte rastlanılan bulguları tanımlamakta kullanılır. Dolayısıyla, bu bulgular, altında yatan bir
3 Nisan 2013 Çarşamba
Ben Otizmi Olan Bir Çocuğum..
Somut düşünürüm. Dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlarım. “Koşturmayı bırak” yerine “Arkandan atlı mı kovalıyor” derseniz aklım karışır. “Çantada keklik” demek yerine “Bunu yapmak senin için çok kolay” demelisiniz. Deyimler, kinayeler, imalar benim için anlamsız ve akıl karıştırıcıdır.
Sınırlı sözcük dağarcığıma karşı anlayışlı olun. Duygularımı tarif etmek için doğru kelimeleri bilmiyorsam ihtiyaç duyduğum şeyi size anlatmak benim için oldukça zorlaşabilir.
Acıkmış, incinmiş, korkmuş, aklı karışmış olabilirim ve bu duygularımı size aktaracak kelimeleri bilmiyor olabilirim. Vücut dilime ve rahatsızlık duyduğumda gösterdiğim tepkilere dikkat edin.
Sosyalleşme konusunda bana yardım edin. Dışarıdan bakıldığında parktaki çocuklarla oynamak istemediğimi düşünebilirsiniz. Oysa bazen bunu nasıl yapacağımı –yani onlarla nasıl konuşmaya başlayıp oyunlarına katılabileceğimi- bilmiyor olabilirim. Diğer çocukları beni oyunlarına davet etme konusunda cesaretlendirmek işe yarayabilir.
Öfke nöbetlerimi tetikleyen şeyleri bulmaya çalışın. Önceliği buna verin. Kriz, patlama, öfke nöbeti… Bunu nasıl adlandırırsanız adlandırın unutmayın ki bunu yaşamak benim için çok daha korkutucudur. Duyularımdan biri aşırı yüklendiğinde böyle durumlar ortaya çıkar. Eğer öfke nöbetlerimin sebebini bulursanız onları önleyebilirsiniz.
Sabır, sabır, sabır… Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın.
Evet sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirim. Ama yalan söylemediğimi, oyunlarda hile yapmadığımı, arkadaşlarımla dalga geçmediğimi, insanlara ön yargılarla yaklaşmadığımı hiç fark etmediniz mi?
Evet belki bir sonraki Michael Jordan olamayabilirim ama detaycı bakış açım ve olağanüstü odaklanma kapasitemle bir sonraki Einstein, Mozart ya da Van Gogh olabilirim. Günümüzde bu kişilerin de otizmli olduğu düşünülüyor.
Siz dayanağım olmazsanız bunu başaramam. Benim arkadaşım, öğretmenim, avukatım olun. Ne kadar yol alabildiğimi göreceksiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)